Henüz yeni doğduğum bu dünyaya ağlayarak ilk adımımı attım. Ne ile karşılaşacağımı bilmemenin nasıl bir his olduğunu bilmiyorum. Karmaşık duygulardan ziyade sadece etrafımda olup biteni izlemek iyi bir seçenek ve bol bol ağlamak…
Otuz yaşına adım adım yaklaşırken bu bedende ilk gelişimden bu yana çok zaman geçmişti. Kaç bahar gördüm, kaç kez güldüm saymadım. Sadece yaşadım. Tamirci çırağı olarak hayatıma devam ediyorum. Dünyaya geliş sebebim de bu değil miydi? Bir şeyleri onarmak ve sağlıklı şekilde çalışabilmesini sağlamak… Ailemden gördüğüm tamir aletlerini kullanarak başlamıştım onarım ve tamirata. Sanırım bu işte baya iyiyim. Hayatıma giren insanların da hayatlarına küçük bir “onarım” yapıp çıkıyorum. Çok değil sadece biraz. Sonrasında ise kendi başlarının çaresine bakmak durumunda olduklarını bilmeleri ve ilerlemeleri gerekir. İnsanlar genelde hayatlarının hep karmaşık ve düzensiz olmalarından şikayet eder. Ancak düzeni getirmek için bir çaba harcamaz. Ben ise tam tersi bu düzensizliğin tam ortasında kaosu çıkarırım. Tıpkı bir fırtına gibi. Yerini güneşe bırakan bulutlar ve rüzgar gibi gelir düzen sonrasında. Sıcaklığıyla ısıtır ve içini ferahlatır. Fırtınanın ortasında giren insanlar, bir takım yolları size gösterir ve fırtınada yıkılan yerde tamiratı gerçekleştirir. Farkında olmadığınız bir durum gibi görünür ta ki düzenden sonra yeni bir fırtına çıkana kadar. Ancak bu durumda artık siz baş başa kalırsınız. Tamirciler hayatınızda her zaman bulunmaz. Bir sorun olduğunda çıkar karşınıza.
Tamirci dediğimiz kişi usta olur, neden hala çırağız?
Fırtınada evine yani hayatına girdiğimiz her insanda yeni bir tecrübeye sahip oluruz. Bu bazen tekrar eden bir durum gibi görünse de öğrenilen bilgi, duygu, biliş vs. adına ne dersek diyelim sonunda bize farklı bir şey öğretir. Çırak, sadece öğrendiğini uygulayan değil aynı zamanda öğrenmeye daha açık olan kişidir. Bu yüzden aslında usta gibi görünsek bile hep çırak olacağız. Ta ki bu görevimiz bittiğinde…
Peki sonra ne olacağız?
Bu görevimiz bittiğinde artık insanlar kendi başlarının çaresine bakmış olacaklar. Biz hayatlarına girmiş olsak bile artık ışık hüzmesi gibi yoluna ışık olacağız. Bunu bir araba gibi düşünebiliriz. Araba arıza yaptığında tamirci, arabayı onarır ve daha sonra araba yoluna devam eder. Tamirci emekli olduğunda bu kez giden arabaya sadece yol gösterebilir. O yolda çukur ya da tümseklik olması durumunda arabanın o durumda nasıl giderse hasar görmeden gidebileceğini söyler. İnsanların hayatlarından her ne kadar çıkmış olsak bile bir yerde, zamanda ve olay kesişimiyle birlikte hayatlarına dahil olacağız. Tamirci çırakları olarak, hayatınızda bulunacağız.
Işıkla kalın, sevgiyle kalın ve hayatınızdaki tamirci çıraklarına iyi bakın…