Hikayenin Ortasında 2: Tecrübeleşme Sanatı

Merhaba sevgili arkadaşlar,
Bu yazımı yazmam için 2024 yılını geride bırakmam gerektiğini ve 2025 yılının Nisan ayına hızlıca giriş yaparken yaşadıklarımdan yola çıkmam gerektiğini hissederek yazımı sizlerle buluşturmanın zaman aldığını biliyorum. Bunun için hangi tecrübeyi edinmem gerektiğini anlamam lazımdı. İnsan ilişkileri, yapılan iş için bilgi edinilmesi ve en önemlisi yaşamak için nefes almanın hatta hayatın tadına varabilmenin tecrübesini yaşamam gerekiyordu.

Yaş otuz beş! / Yolun yarısı eder. (Cahit Sıtkı Tarancı)
Yolun yarısının, yaşla alakası yok! Yolun yarısının hayatı anlamak ile yarısı da yaşamak ile alakası var. İlk yolun yarısını anlayabilmek için bir çok tecrübe yolundan gitmen gerekiyor. Arada düşeceksin. Ancak bu düşüş bir yok oluş değildir. Aksine yeniden ve daha güçlü ilerleyebilmenin ilk adımıdır. Bu ilk düşüşte edindiğin tecrübe ile bir sonraki yolda ilerlemeyi garanti edersin.

Yürürken koskoca tarlaların arasından, rüzgarın teninde bıraktığı serinliği ve ürpertiyi seveceksin. Güneş, yakıyorken tenini sıcaklığı hissedeceksin. Toprağın üstünde yürürken, geride bıraktıklarını düşüneceksin. Aklında hiç olmayanlar, kalbinde yerini bulacaktır.

Bu Dünya’ya bir hiç olarak geldin. Bu bedende doğmayı sen istedin, hatırladın mı? Tecrübe etmen gereken şeyler var. Hem de bu dünya üzerinde yaşadığın sürece… Uyanmayı bekliyorsun, uyandıran yok. O halde neden kendin uyanmıyorsun?

Hatırla!
Bu dünya ikinci kez izlediğin bir filmi tekrar izlemek gibi… Ancak bu kez bu filmde başrol oyuncusu olarak oynuyorsun. Yaşamak istediklerini zaten seçtin ve tüm bunlar senin seçimindi. Bu kez bunu tecrübe etmek istedin.
Merdivenleri tek tek çıkmak gibi… Önce çıkmayı öğrendin en azından yarısına kadar. Sonrasında gözlerini kapatıp öğrendiğin şekilde çıkmayı denedin. Çıktın da! Bazen takılıp düşmeye ramak kala yeniden ayağa kalktın ve ilerliyorsun. Adımların, bir önceki adımına göre daha sağlam basıyor yaşadığın gezegene.

Şu an bu yazıyı okuyan arkadaş!
Ya ilk defa bu gezegene geldin ya da bir çok yaşamın içinde bir sürü yaşadığın an’ı yaşayıp ancak hepsini unutup yeniden bu Dünya’da hayat buldun. Eğer bir çok kez geldiysen geçmişten gelen yaşamında izlerin olduğunu bilmelisin. Hepsi DNA’nda saklı. Kendini fark etmeye başladığında yavaş yavaş hatırlayacaksın. Çevrene değil kendine odaklanmalısın. Mühim olan sensin başkası değil. Tüm her şey içinde saklı.

Tecrübeleşme sanatının asıl sanatçısı sensin, kendin! Sanat ve sanatçı bir arada. Sevgili arkadaşım, kendinin farkına vardığında hayatında gittiğinin yolun, yine kendine olduğunu fark edeceksin.

Sevgiyle kal…

31.03.2025

Yorum bırakın

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close